İSMAİL BAYRAK
İyi bir vatandaşlık sosyal sorunlara karşı harekete geçmektir.



Kim savaş çığırtkanlığı yapıyorsa, kim çatışıyorsa, kim diğerlerini suçluyorsa; kendi yaptıklarının üzerini örtmek ve kendini, savaşların kahramanı olacak uygun lider görmeye çalışmasındandır.

Tuhaf bir şekilde ifade edecek olursam;

Çatışma ve karşısındaki kısıtlama.

Çatışma: Karşı düşünce

Kısıtlama: İnsanın beyni kullanım kapasitesi.

Bir medeniyetin içgüdülerine karşı durduğumuzda, belki bir şeyin ya da bir kişinin etkisi altındayızdır.

Büyük birleştiricilere nadir rastlanır ama hep gelirler.

Genelde böyle liderlere derin bir neden gereklidir; takipçilerinin desteklemesi için.

Bunun en barizi bir savaştır.

Çok dikkat edin.

Varsayımlarınız geçmişiniz tarafından yönlenmesin.

Size geçmişi kötüleyerek yol çizmeye çalışanlar, gelecek hakkında önsezisiz olup, sadece kendi geleceğini düşünenlerdir.

Kim savaş çığırtkanlığı yapıyorsa, kim çatışıyorsa, kim diğerlerini suçluyorsa; kendi yaptıklarının üzerini örtmek ve kendini, savaşların kahramanı olacak uygun lider görmeye çalışmasındandır.

Çünkü insan biyolojisi öyledir: Takip edeceği Alfa Erkeği bir savaşı kazanmalıdır.

Ermenistan'a bakın mesela. Tarihi boyunca bir tek savaşa katılmamış ve dolayısıyla kazanamamışlardır. Ermeniler tarihte ben de varım diyememektedir. Ülkeler savaşlarıyla anılır, eğer savaş yoksa madur edebiyatı oynarlar. O nedenle "sözde soykırım" ile kendilerini acındırarak dünya siyasetinde yer almaya çalışırlar. Bu adil değildir ama onlar için saçma bir ihtiyaçtır.

Yani güzel kardeşim; o peşinde koştuğun insanların bir tarafı eksikse (ki sen en fazlasını gördüğün halde), sana o tarafının çok yüksek olduğunu öyle bir anlatır ki; sen ne olduğunu anladığında onlar çoktan istediklerini elde etmiş olurlar bile...

O nedenle sürekli karşına mağdur edebiyatı çıkar ama asıl tohumları kendilerinde saklıdır. Hem suçludurlar hem mağdurlardır ve buna rağmen, en güçlü olduklarını ve olacaklarını iddia ederler.

Bu söylenenler bir yerlerden tanıdık geldi mi?

Hala anlatamadıysam, şöyle dinamik hale getireyim:

Size başkasını kötüleyen bir kişinin alt benliğinde; "onu sevmesin, beni sevsin" yatar.

Yönetmeyi bilmeyen liderlerin söylemlerine bakın, neden rakiplerini karalama derdinde olacaklarını anlarsınız.

Kimi liderler basiretsizlikleri ile savaş peşinde koşarken, kimi liderler YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ neden demiştir, bunu anca kalbinde İNSAN SEVGİSİ olanlar anlar.

Bazı insanlarla neden anlaşamadığımı şimdi anladınız mı?

O, birbirlerine öfke dolu kızgınlık cümleleri kuranların asıl derdi, o dediğimdir; takipçilerinin desteklemesi için her yolu mübah sayarlar.

Aklı olmayan ise takılır peşine, hem dünyalığını hem ahiretliğini satar da haberi olmaz...

Kıl olur, kul olur, köpek olur ama insan olamaz...

Anlayana yazılmıştır. 

Hoş o yine de anlamayacaktır.