Milli Mücadele
Milli Mücadele
Osmanlı imparatorluğu Birinci Cihan Savaşında yenilince ihtilâf devletleriyle 30 Ekim 1918 tarihinde Mondoros mütarekesini imzaladı. Bu mütarekenin yedinci maddesine dayanan ingilizler, emniyetlerinin tehdit edildiğini ileri sürerek, diledikleri stratejik bölgeleri ve tren güzergâhlarını işgal ettiler. Tren yollarına el koydular. Haydarpaşa'dan itibaren İzmit, Eskişehir, ve Ankara istasyonlarını İngilizler idarelerine aldılar. Eskişehir'e bir takım Iskoçyalı askerleri yerleştirdiler. Ankara istasyonuna da Misler Vi-tol ve yüzbaşı Forbin kumandasında iki bölük İskoç askeri yerleştirdiler. Fransızlar da binbaşı Buazo kumandasında bir müfreze gönderdiler. Bu iki önemli şehir işgal edilmişti. Her iki vilâyetin valileri de padişahın adamları idi. 1920 yılında Ankara yirminci kolordu kumandanlığına tâyin edilen Ali Fuat Paşa (Cebesoy) derhal nizami bir alay teşkiline muvaffak oldu. Atatürk, 27 Aralık 1919 tarihinde savaştan Ankaraya geldi. Atatürk Ankara'dan Eskişehir'e giderek, İstanbul Mebusan Meclisi'ne gider, mebuslarla temas edecekti. Kendisiyle görüşen Ankara Müftüsü Rifat Börekçi, Paşaya :

"- Paşam Eskişehire gitmeyin, orada ingiliz kuvvetleri var. Belki sizi tevkif edebilirler. Biz Ankaralılar sizi bağrımıza basmaya and içdik..." Dedi. Atatürk Eskişehire gitmekten vazgeçti. Ankara'da kaldı. Heyeti temsiliye karargâhı Ankara oldu. Bu sıralarda Ingilizler 16 Mart 1920 de resmen Istanbul'u işgal ettiler. Şehzadebaşı karakolunu basıp altı askerimizi şehit, onbeş askerimizi de yaraladılar. Bu olay üzerine İngilizler bir gece gizlice Ankara'yı terk edip, Eskişehir'e çekildiler. Atatürk Türkiye Büyük Millet Meclisini açmak teşebbüsüne girişti.

Bu olaylar Ankara'da olurken. Eskişehir İngilizlerin işgalinde idi. Bu tren kavşağını ellerinde tutuyorlardı. Yirminci kolordu komutanı Ali Fuat Paşa Atatürk'ü Seymen alayı ile tezahüratla kabul edince, İstanbul hükümeti Ali Fuat Paşa'yı vazifesinden azat edip, kendisini de idama mahkûm, ettikten sonra, yerine Kiraz Hamdi Paşa'yı yirminci kolordu komutanı tayin etti. Kiraz Hamdi paşa Eskişehire geldi, ingilizlerle işbirliği etti. Sonradan Kıiraz Hamdi paça Ankarada idam edildi. Eskişehir Mutasarrıfı da Serez'i Hilmi Bey idi. Eskişehir halkı bundan nefret ediyordu. Rumlar ve Ermeniler şımarmış, müslümanlara yapmadıkları kalmıyordu. Mutasarrıf Hilmi halkın dileklerini yerine getirmiyordu. Bir Kuvayı Müliyeci gelerek tabanca ile Mutasarrıf Hilmi'yi öldürdü. Eskişehir'in içi kaynıyordu, İngilizlere mektuplar göndererek şehri terk etmeleri isteniyordu. Bir taburdan fazla İngiliz askeri ile Kıbrıslı türklerden askere alınmış Lejyon askerleri de aralarında vardı. Kemal adında birisi de tercümanlık etmekte idi.