" name=keywords> " name=page-topic> " name=dmoz> " name=altavista> " name=scooter> " name=google> " name=msn> " name=SEARCH>


Çocukların birbirleri ile olan ilişkilerini düşünün bir an. Yeni bir arkadaş edinmek isteyen çocuk başka bir çocuğun yanına giderken ona CV vermez; makamı, zenginliği ve sahip oldukları ile ilgili hava basmaz. İster zengin olsun ister fakir, iki çocuğu yanyana koyun birbirleri ile anlaşırlar. Bunu yapabilmelerinin altında yatan en büyük kudret "eksikliklerinin farkında olmalarıdır".

 

 

"Eksikliklerinizi söylediğiniz zaman" önünüz açılır. Yapın bunu. Korkmayın. Dost edinirken; "ben bir doktorum, ona göre benimle arkadaşlık yap" demekten ziyade "benim senin gibi neşeli bir arkadaşım yok" deyip bir insana yaklaşmak ile başlayacak samimiyet.

 

Nasıl, kulağa çok tuhaf geliyor değil mi?

 

Oysa "eksikliklerimiz" bizler için büyük bir fırsat. Hemcinsiniz de olsa, hiç tanımadığınız biri yanınıza gelip "seninle arkadaş olabilir miyim" diye en son ne zaman sordu? Lokantaya gittiğinizde neden hep boş masa arama telaşımız oluyor? Otobüse ya da iş servisine bindiğimizde neden yalnız oturma ihtiyacı duyarız?

 

Bir gün değişiklik yapın ve eksikliklerinizin farkına varıp, o yanınızı tamamlayacak insanlara fırsat tanıyın.

 

Her şeyi ile tamam olan insan, "hepsinden önemlisi "her şeyi ile tamam olduğunu düşünen insan" diğerlerine yukarıdan bakarken, bir de bakacak ki yanında samimi hiç bir dostu kalmamış. Çünkü dostum dediğin insan "senin eksikliklerini tamamlayandır ve bunu yaparken kendinin de başka konularda eksiklikleri olduğunu sana söyleyebilen insandır".

 

O nedenledir ki; "kendisi dahi bir baltaya sap olamamışken", "benim amcam pilot, dayımın fabrikası var, yeğenimin 2 tane arabası var" diye çırpınan insanın samimiyeti hiç de doğru olamıyor.

 

Aynı düşüncede olup aynı şeylerden zevk alan canlıların bir süre sonra birbirlerinden uzaklaştıklarına şahit olursunuz. Nedeni ise "eksikliklerini birbirlerine söyleyememeleridir".

 

"Dur aman gitme sevgilim sana ihtiyacım var" nameleri, Mustafa Sandal'ın şarkısının bir sözü olarak kalmamalı dimağınızda.

 

Ne olursa olsun, "serde anlaşma niyetiniz var ise ve bunu kalben istiyorsanız" düşüncelerinize zıt olan insanlarla bir arada olabilmeniz faydalı olacaktır.

 

Kendin gibi olanı sevmek "biz büyüklerin" işi iken, karşılıksız sevebilmek artık sadece çocukların tekelinde kalmış bir olgu gibi görülüyor.

 

 

Keşke öyle olmayaydı...